Burçin ile sahilde oturmuş, konuşmadan, gizli buluşmanın da güzelliğiyle bakışıyorduk birbirimize. O benden hoşlanıyor, ben ise çoktan sarılmak istiyordum ona. Bu işler böyleydi. Kadın hoşlanır, erkek sarılırıdı. Her zaman da böyle devam edecekti.

 Kadın birden ‘’unutamadığım biri var.’’ dedi. Yüzümdeki hiçbir kare –bir mimik bile- değişmedi. Herkesin unutamadığı biri vardı ve bu ülke unutturmaktan çok hatırlatmaya yarıyordu. Her gün biri ölüyor, her gün bir yerde bir şeyler çıkıyor ve o yerde oturuyorsa eğer unutamadığın aklın çıkıyordu deli gibi. Her neyse bunlardan bahsetmedim tabi ki. Yoksa adamın adı ‘’siyasetçi’’ye çıkardı.

 Mimiklerim değişmedi ama gülümsedi içim. Sıradan bir olay çok gizli olarak aktarılıyordu. Kadınların regl olması gibi bir şeydi bu gizlilik. Anlatırken çekiniyordun. ‘’olabilir.’’ diyebilmekle yetindim. Olabilitesi çok fazla olan bir konuda, daha sonra sorun çıkartacağım aklımın ucundan bile geçmezdi.

 Uzun zamanlar benim de unutamadığım bir kadın vardı, bir gece özlemeyeyim diye farklı kadınlarla uyuyordum. Seksist düşünceleri bırakıp sadece uyumak istiyordum. Ama onlar doğal olarak –toplumun doğallığı- seks üzerine düşünüyordu. Evet sevişiyordum. Kadınları kıramazdım.

 Sonra bir sermaye şarkısında sarıldık. Unutamadıklarımıza sarıldık, birbirimizi bir gün unutmaya sarıldık. Aşık olmamaya ve aşık olanlara sarıldık. İçki yoktu ama gerçekten sarhoştum. Öpmek istedim, korktum. Düşün dostum, ben öpmek isterken korktum.

 Birbirimizi ısıtmayı başaramadığımız zaman gelince, hava da kararınca dağılmaya karar verdik. İçimden gelen sarılmayı yapabilsem terlerdi. Ama o benim değil, içindekinin sarılmasını istiyordu. Bu yüzden de yine üşüyecekti.

 Kadınlar hep mi üşür diye sordum kendime. Duyar gibi cevap verdi ‘’üşüyorum.’’

Ben ‘’her şey sermaye için sevgilim’’ diyordum, o ise ‘’gökyüzü mavidir, değişmez.’’

Böyleydi bizim şarkımız.

Anonim:
gelemem, konusmak istedigin kimse onla konusmalısın

siz kadınlar bir gün gelebilseniz zaten.

Adam mutluydu kulaklığı ve yalnızlığıyla. Yalnız bir kadın buldu kulaklığı ve yalnızlığı seven. O kadar alısmıslardı ki yalnızlığa bütün olamadılar yalnızlıklarıyla.

Kadın mutluydu adam ise sakin. Kadın kahkaha atardı adam ise yüzünü asardı. Kadın kendi gibi olmasını istedi adam kendiydi başkası olmazdı. Kadın kahkaha atardı adam ise zaten asıktı.

Salı, Nisan 15, 2014
Salı, Nisan 8, 2014
Pazartesi, Mart 31, 2014

"AKP’yi sandık kurtaramayacak! Sokakta başladık sokakta bitireceğiz!"

Öğrenci Kolektifleri 30 Mart yerel seçimlerinin ardından bir açıklama yayınladı. Bu açıklamayı sizlerle paylaşıyoruz
En sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim. AKP gayri meşru bir iktidardır ve bu seçimler şaibelidir. AKP iktidarına ve uyguladığı halk düşmanı politikalarına karşı zaferimiz sokakta olacaktır. Gezi’de sokağa çıkan milyonlar gerçek gücünü sokakta göstermiş ve AKP’yi sokakta sarsmıştır. Bu nedenle AKP’nin yıkılacağı yer sandık değil sokaktır. AKP’yi sandık kurtaramayacak. Bir kez daha tek yol sokak diyoruz.

AKP bu seçimleri kazanmış fakat gayri meşru bir hükümet olduğu gerçeği değişmemiştir. Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP ‘nin artık hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. AKP, seçimlere giderken yolsuzluklarını gizlemeye çalışmış tek çareyi yasaklarda bulmuştur. Bu süre zarfında kendi sağcı tabanını kendisi dışındaki tüm kesimlere karşı savaşçı bir dille kemikleştirmiş ve yalanlarla kendi iktidarını sağlamlaştırmaya çalışmıştır. AKP iktidarı seçimlerde ise bütün hile ve usulsüzlüklere başvurmuştur. Ülkenin dört bir yanında oy sayımı yapılırken elektriklerin kesilmesi, sayımların karanlıkta el fenerleriyle yapılması tesadüf değildir! AKP’liler oy kullanan vatandaşlara baskılar yaparken oy pusulalarında hileler yapıldı ve daha önceden AKP’ye evet mührü basılmış oy pusulaları etrafa saçıldı. AKP’liler kaybedeceklerini anladıkları sandıkların başlarını satır ve palalarla beklemiş halka baskı uygulamıştır. Çok açık ki bu seçimler şaibelidir. AKP seçimleri yalanla, hileyle ve baskıyla kazanmıştır. Ve kazanan yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet düzeni olmuştur.

Katilliği ve hırsızlığından utanmayan Tayyip Erdoğan seçimden sonraki konuşmasında başta Bilal Erdoğan olmak üzere hırsızlığa batmış bütün hanedanını yanına alarak poz verdi. Ve açıklamalarında, iktidarını baskıyla, savaşla, hırsızlıkla ve yolsuzlukla sürdüreceğinin sözünü verdi. AKP, yani hırsızlar ve katiller çetesi sandıkta aklanamaz. AKP sandıktan birinci parti olarak çıkmasını zafer olarak sunmaya çalışıyor.

Haziran İsyanı’nın bir sandık hareketi olmadığı, gücünü sokaktan aldığı ve AKP’nin ancak sokakta yıkılabileceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sandıktaki sahtekarlıklarıyla ve yalanlarıyla iktidarının ve uyguladığı politikalarının ‘başarılı’ olduğunu kanıtlamaya çalışan AKP’nin asıl korkusu sokak mücadelesidir. AKP zafer naraları atmaya çalışsa da sokaktaki yenilgisi ortadadır. Bu nedenle tıpkı Haziran’da olduğu gibi sokaktaki gücümüzü yeniden göstereceğiz mücadeleye devam edeceğiz.

Ethem Sarısülük’e, Mehmet Ayvalıtaş’a, Abdullah cömert’e, Medeni Yıldırım’a, Ahmet Atakan’a, Hasan Ferit Gedik’e, Ali İsmail Korkmaz’a ve Berkin Elvan’a verdiğimiz sözü tutacağız. AKP’yi nasıl Haziran ayında meydanlarda titrettiysek bundan sonrada yılmadan durmadan direneceğiz.

İnatla ve umutla bu ülkenin geleceği ve kendi geleceğimiz için sokakta mücade etmekten başka çaremiz yok. Yüzünü sandığa dönenler, tatava yapma basgeç diyenler, aman sokağa çıkmayalım diyenler kaybedecek fakat Gezi’de olduğu gibi gücünü sokaktan alanlar kazanacak. Bunun için Haziran İsyanı’naki gibi kendi gücümüze güvenerek, dayanışmayla, yeniden birbirimize kenetlenerek yolumuza devam edeceğiz.

Teslim olmak yok. Artık bu ülkede yaşanmaz demek yok. Bu halktan bir şey olmaz demek hiç yok. Bu halk ve milyonlara umut olan gençlik ne yapacağını Haziran’dan itibaren gösteriyor. AKP’nin nasıl yıkılacağını da gösterecek. Sokaklar bizimdir.

AKP’yi sandık kurtaramayacak. Gücümüzü yeniden göstereceğiz. Sokakta başladığımız işi sokakta bitireceğiz

sandıkmış, seçimmiş, halkmış, haklarmış. geç bunları. senin tek hakkın sokakta mücadelen. her şey sokakta başlar, politikacılar aldığı onbinlerle bir liraya iskender yerken sen para biriktirip yersin. bu adamlar beni temsil ediyorsa sikerim öyle temsili, demokrasiyi. temsili on binlik iskender demokrasisi.

Cumartesi, Mart 29, 2014
Anonim:
instagramına noldu??

Duruyor. Ozgunerbln yazarsan direkt cikar dostum.

Anonim:
Zaten burali olsan kocaeli değil izmit derdin :) ne berbat şehir burası nefret ediyorum nefret....

Aksamlari disarida kimse olmayisi guzel oluyor. Bayindirlik’ta oturuyorum sakindir. İsminle gel dostum

Anonim:
Nerelisin? Normalde de mi Kocaelideydin, okumak amaçlı mı?

Karısık nereli olduğum. Kocaeli’nde okuyorum sadece.

 gece, hüznün arka kapısıdır. kapıyı açtığında dolar içine, sen sadece hüzünlenirsin. sigaranı yakar, etrafa bakar, bir boka yaramadığını düşünüp, biten sigaranın ateşinden tekrar yakarsın. saatler böyle geçer. 

-sigara spermlerinize, kalbinize, ciğerinize zarar verir. ama yine de alın ekonomik anlamda bağlılığınıza ihtiyacımız var. 

bağlandığını gündüz anlayamıyorsun. illa karanlık, müzikli bir yerde olman lazım. sonrasında -keşke yanımda olsalı, sarsa benili cümleler geliyor ve yavaş yavaş kendini bağlanmaya hazırlıyorsun. 

-bağlanmak hüzün getirir. spermlerinize, kalbinize, ciğerinize zarar verin. ama yine de alın hüzün anlamında bağlılığınıza ihtiyacımız var. 

bağlılık, koku unutamamazlık, sevmeye kendini adamalık … sonucu tek bir şeye eşittir. ”Hüzün.” farkında değilsiniz ama bu kelime hepimizi korkutuyor.

-her şey sermaye için sevgilim

Perşembe, Mart 27, 2014

Ankara’da pek yerimde duran bir adam değildim. Her gün bir olayım olurdu, sonucunda gülümser rahatça eve dönerdim. Kocaeli bu yüzden farklı. Her gün bir olay, her gün başka biri, her gün gelen ve giden başka biri. Sonucunda gülümseyemiyorum. Huzur veriyor bazı şeyler verse de eksi milyonlara düşürecek çok şey oluyor. her neyse

İçimden ne zaman geldiği gibi davransam içimden biri bir şeyi alıp gidiyor. Göt oluyorsun bildiğin. Çok fazla iyilik aslında çok fazla kötülüğe eşit oluyor. Taraflar farklı sadece.

Tek güzel şey son bir ayımda bir kadınla sahil kenarında sadece oturup müzik dinlemekti. Beni öldürmek isteyen bir kadınla. Ölümümden mutlu olacak ama ertesi gün üzülecek bir kadınla. Sadece sarılıp müzik dinlemek de fazla huzur verici.

ama o huzur yakında kaçacak. tutamıyorum.

 
Sonraki sayfa